Dört duvar arasındayım şimdi,
her şeyden uzak
kendi geçmişinde boğulan biriyim ben..
düşlerimin yalnızlığıma gölge düşürdüğü ıssız bir günde yürüyordum..ama biliyordum ki yalnızım.
biliyordum ki insanlar acımasız
biliyordum ki ben çaresiz..sen bana uzak.. ben sana uzak
mesafeler bize uçurum biliyordum.!
Çaresizliğimin avuçlarımı okşadığı o pervasız soğuk sarıyordu bedenimi..
sonra sen geliyordun aklıma,sonra irkiliyordum ansızın yol kenarında..
bunun sonrası da yok işte.!
çıkarmaya çalışıyordum seni beynimin her bir hücresinden
ama.. --sorma NEDEN...?
....
Mecburdum buna,
seni de mahkum edemezdim geçmişime
seni de bırakamazdım benim gibi çaresiz
seni sevemezdim.
senin her gece gülüşlerin ile uyuyup gözlerindeki ışıkla sabahlara 'günaydın' diyemezdim..
Ben seni yaşayamazdım,bu dört duvar arasına mahkum edemezdim seni..
..Anladım ki 'sensiz' bir hayata başlamalıyım yeniden
ama.. --sorma NEDEN..?
...
Benliğimin bu dört duvar arasında kaybolup gitmesi,
bana hayat mücadelemin bittiğini anımsatıyor..
bana SON'u anımsatıyor..
bana SEN'i anımsatıyor..
sana ise bensiz bir hayata merhabayı anımsatıyor istemeden
ama ..--sorma NEDEN..?
...
Bir bakarsın uçu vermişim bu dört duvar arasından.
Ölüme mahkum bir köpek gibi fısıltılarım..
inletir yüreğindeki o hasretli bekleyişi.
Boşuna bekleme.
gidiyorum ben bu dört duvar arasından
hayatımı sessizliğe,
yüreğimi sensizliğe,
mahkum edip giden biriyim ben.
.....O yüzden bu gidiş sorma NEDEN ?
Şilan Beytaş
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder