22 Ağustos 2014 Cuma

Çay..


Bir bardak çayda..

İstanbul'u gördüm bir bardak çayda önce,

Sonra demine bakıp seyrettim çocukları,

Şekersiz içerdim çayı; ama o gün bir şeker attım çayımın içindeki üç beş çocuğa.

Kaşığı ayırmadım kadim dostu bardaktan,

Her karıştırışta insanların birbirine olan muhabbetini gördüm,

Ayrılmaz bağlarını..

Kabrin arkasındaki dostluktu şekerin bardaktaki eriyişi ve ses çıkarmayışı..

Kaybolmak yoktu ki şeker için, o çayla bütündü 'bir'di hep.

O bizim olamadığımız 'bir'lerden hani..

Bardağımın altı da yoktu o gün, elim hafif yanmıştı bırakırken İstanbul'un gönlüne onu.

Elim yanmıştı da yüreğimdeki yangın kadar hissetmemiştim onu.

İçmedim, içemedim çayı.

Bıraktım İstanbul'un gönlüne..

Bıraktım hatta dökmek istedim insanlarımızın üstüne.

Bardaktaki muhabbeti görmek için aslında..

O 'bir'leri görebilmek için sadece.

Bir bardak çayla karışık hayatınız var mıydı dosta sunacak?

İçindeki şekerle muhabbeti karıştıracak?

Bardak altı kullanmadan tüm sıkıntılara kendi bedeninizle göğüs gerecek?

Kaşığı bir sevda gibi tutup

Aşk gibi yudumlayacak İstanbul'u, dünyayı ise hafifçe üfleyecek?

Varsa ortak olmak isterim, isteriz bizde. .

Var biliyorum çayınız, yürek dolusu hemde..



Ceylan Gümüş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder