Sevmek dendiğinde akla bir çok söz gelir.
Kelimeler hep mecazi aşklara bağlanır ve hep iki karşı cinste olan sevgi ve muhabbetler anlatılır.
İlk sevgi deyince akıllara, asırlar öncesinden kardeşlerimi özledim diyen Resulullah s.a.v. gelmeli.
O öyle çok sevdi ki sevdiğinin sevdikleri uğruna...
Allah'ım bedenimi o kadar büyüt o kadar büyüt ki onun ümmeti eğer yanacaksa, yanmasın ,bedenim cehennemin ateşini kaplasın o ümmet yanmasın diyen Ebubekir r.a. olmalı.
Onun için ölüme bile razı olup hiç düşünmeden yatağına yatan Hz. Ali r.a. unutmamak lazım.
Ömer r.a. yı, Osman r.a.yı,
Karınları acıktığında ona bakarak doyan sahabeleri akla gelince utanıyor seviyorum demeye
Sevmekten,sevgiden söz etmeye..
Sevmek sadık olmak Ebubekir gibi, sevmek teslim olmak,
Hz Ali gibi sevmek, İsmail olmak isteyerek bıçağın altına yatmak,
Sevmek bakarak doymak sahabe gibi ve daha niceleri...
Çok sevdiğim birine onu sevdiğimi söylerken ne kadar yalancı olduğumu anladım..
Sevmek sadık olmak ve teslim olmak...
Sevgiyi bilmeye çalışıyorum,sadıktım ama teslim oldum mu dedim kendime, Ali gibi yattın mı ölümün döşeğine?
İsmailce boynunu uzatın mı ibrahim'in bıçağına, sırf rıza uğruna...
Anladım ki sevmek kemalata ermiş kişilerin işi....
Ben sadece onları taklit eden bir kuklaymışım...
Ama olsun Rabim mümin Havf ve Raca arasında olacak demiş
O ki benim Rabbım ''Kün''derse belki bineği beni alır bir çırpıda ''Tahkik''e uçuruverir...
''Ya Vedüd, Aşkına Dilencinim,kabul eyle''
Al benden benliği ver bana SENİ, Senle dolu olan kalbi
Elfüelfi amin
M/lal
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder