7 Ekim 2014 Salı

Masum Boyacı

Sabahları yerini erkenden alır ,geçer bir köşeye masum boyacı..Sokakların " dilini " en çok onlar bilir..Ayak sesleri onlara doğru yaklaşıyorsa "umutla" bakar gözleri o masum boyacıların..Evet onlar için sizler bir "ümit durağısınız", iliklerine kadar "soğuk " işlemiştir lakin direnirler işte..Ne güneşin "yakıcılığı" ne de soğuğun oluşuna aldırış etmezler.Bir yudum çay alırlar ve koyulurlar işlerine..Zor değil mi bilmiyorum baktığında her şey zor gibi geliyor fakat bir çocuk görmüştüm dolmuşa bindik okula doğru yol alıyorum dolmuşa bir çocuk bindi gözleri simsiyah zeytin gibi "çok güzel " bakıyordu.Umut doluydu ..Para uzattım ablacım şurdan bir öğrenci verebilir misin ? dedim .
-Tamam abla. Dedi
Param gelmedi o minicik yüreği parama sahip çıkmak istedi abla abla ben bekliyorum dedi paranı alacaksın ve hemen benim için beklediği o parayı bana verdi..Ama ben ne göreyim onun elleri "simsiyah" tıpkı gözlerinin rengi gibi..Nasıl olur dedim bu yaşta bir çocugun elleri kalem tutacakken boya izi olur?..Cüzdanıma elimi attım para aldım ordan bende öğrenciyim dedim ama o çocugun dürüstlüğü beni çok etkilemişti parayı avucumun içine aldım uzatmak istedim ama veremedim gururun kırılacağını düşündüm.Bekledim onunla beraber inmek istedim ama okula yetişmem gerekti..O elleri hiç aklımdan gitmiyordu tabi gözleride..Hey boyacı çocuk sen! sen nerdesin hep aradım bir yerlerde o masum çocucuğu ama yok..Sonra bir gün dışarıya çıkmaya karar verdim arabayla gitmek istemedim yürüyerek gideyim dedim varacağım yere hem değişiklik olur niyetiyle..Yürürken bir ihtiyar gördüm titrek elleri kendinden yaşça küçük insanların ayakkabısını boyuyoyordu.."ak sakalları" ölüm sinyalleri verirken ahiret yolcusu amca boya yapıyordu .Dokundu bu bana çok çok dokundu ..Zoruma gidiyor dedim Allahım yaşlı amcaların genç arkadaşların ayakkabısını boyaması ..Biliyorum dedim biliyorum onlar ekmek parası kazanma derdinde çalışmayana ekmek yok ama ne bileyim işte..Elleri "siyah" ama yürekleri "ak" onların ..Hüzne boğulmuş yürekleri var boyalarında..Kirlenmiş elleri kalplerini asla siyahlaştırmamıştı.Telaş vardı yüzlerinde acı bir hissediş..Masum boyacılar hiç konuşamamıştı ama elleri anlatıyordu her şeyi..Unutamıyorum seni zeytin gözlü çocuk..Unutamıyorum "ahiret yolcusu" dede..

Cansu Demiroğlu||

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder